
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda gerçekleştirilen yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesinde kullanıalcak Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin (OYSS) uygulama kılavuzunu yayımladı. Yeni EBA üzerinden öğretmenlerin kullanımına sunulacak sistemin, sınav sorularının hazırlanmasından sonuçların değerlendirilmesine kadar birçok işlemi tek bir platformda bir araya getirmesi hedefleniyor.
2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönemindeki ilk yazılı sınavlarla birlikte uygulanmaya başlanacak sistemin kullanımına ilişkin takvim de açıklandı.

ORTAK YAZILI SINAV SİSTEMİ 26 EKİM’DE BAŞLIYOR
MEB’in yayımladığı kılavuza göre, Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne ilişkin bilgilendirme ve eğitim çalışmaları 19-23 Ekim tarihleri arasında tamamlanacak.
Öğretmenler, 26 Ekim’e kadar sistem üzerinde deneme uygulamaları yapabilecek. Bu tarihten itibaren ise okul genelindeki ortak yazılı sınavlara ilişkin hazırlık ve değerlendirme işlemleri yeni platform üzerinden yürütülecek.
HANGİ SINIFLARDA VE DERSLERDE UYGULANACAK?
Yeni sistem, resmi ve özel ortaokullar ile liselerde belirli sınıf düzeylerini kapsayacak. Ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıflarında Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde uygulanacak.
Liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ve İngilizce dersleri kapsamda bulunacak. Ancak 7. ve 11. sınıfların İngilizce dersleri yeni uygulamaya dahil edilmeyecek.
SINAVLAR İÇİN 8 BİN SORULUK HAVUZ HAZIRLANACAK
Yeni sistemin önemli bölümlerinden birini açık uçlu sorulardan oluşan soru havuzu oluşturacak. Bakanlık, birinci dönem ilk ortak yazılı sınavları öncesinde sisteme yaklaşık 8 bin soru yüklemeyi planlıyor. Her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni sorunun geliştirilmesi hedefleniyor. Sınavlar, öğretmenlerin belirlediği konu-soru dağılım senaryolarına göre hazırlanacak.
Seçilen senaryodaki iki öğrenme çıktısına ilişkin iki açık uçlu soru ve bunların puanlama anahtarı öğretmenler tarafından oluşturulacak. Diğer sorular ise sistemde bulunan soru havuzundan seçilecek. Soruların kolay, orta ve zor olarak sınıflandırılan güçlük düzeyleri ile puan değerleri de öğretmenler tarafından belirlenecek.
Soru havuzundaki içerikler, sınav tarihinden dört gün önce öğretmenlerin erişimine açılacak.
ÖĞRENCİLERİN GELİŞİMİ AYRINTILI OLARAK İZLENECEK
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, yalnızca sınavların hazırlanmasında değil, sonuçların değerlendirilmesinde de kullanılacak. Öğretmenler, sınavların ardından öğrencilerin her sorudan aldığı puanları e-Okul sistemine işleyecek. Bu veriler üzerinden öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analizler yapılabilecek. Böylece öğrencilerin hangi konularda başarılı olduğu ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenebilecek.
Öğrenciler de sınav sonuçlarını yalnızca toplam puan üzerinden değil, öğrenme çıktıları temelinde değerlendirebilecek. Ayrıca aynı derste farklı tarihlerde gerçekleştirilen sınavların sonuçları karşılaştırılarak öğrencilerin akademik gelişimlerinin zaman içindeki değişimi takip edilebilecek.
MEB’DEN ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE YENİ UYGULAMA
Bakanlık, yeni sistemle öğretmenlerin sınav hazırlama süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Sistemin, öğretmenlerin öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını belirlemesine ve bu doğrultuda eğitim süreçlerini planlamasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren kullanılacak.
EĞİTİMCİLERDEN MEB’İN YENİ SINAV SİSTEMİNE TEPKİ
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni ortak yazılı sınav sistemi, eğitimcilerin eleştirilerini de beraberinde getirdi. Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Sekreteri Sibel Gökçe Evci, sınavların merkezileştirilmesinin eğitimde yaşanan yapısal sorunları çözmeyeceğini belirtti.
Öğrencilerin öğrenme süreçlerini etkileyen yoksulluk, okullar arasındaki imkân farklılıkları ve öğretmen ihtiyacı gibi sorunlara dikkat çeken Evci, merkezi soru havuzunun eğitimde fırsat eşitliği sağlamaya yeterli olmayacağını savundu. Evci, öğrencilerin aynı sorularla değerlendirilmesinin eşit koşullarda eğitim aldıkları anlamına gelmediğini vurguladı.
Yeni uygulamanın öğretmenlerin mesleki özerkliği üzerindeki olası etkilerine de değinen Evci, öğretmenlerin öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre sınav hazırlama yetkisinin sınırlandırılabileceği uyarısında bulundu. Eğitimde önceliğin sınav sonuçlarını daha ayrıntılı denetlemek değil, öğrencilerin nitelikli ve eşit eğitim olanaklarına erişimini sağlamak olması gerektiğini ifade etti.